
Yine, bir süre önce BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın “Biz buradan söylüyoruz. Aklınızı başına alın. Kürtler 1915’teki Ermeniler değil ki katledesiniz, Kürtler 6-7 Eylül’ü yaşayan Rumlar, Yahudiler değil ki zulüm edesiniz” sözleri düzeltilip, sonrasında özür dilense de, bu ayrımcı fikrin yerleşik olup olmadığı konusunda ortaya soru işaretleri çıkartmaktadır.
Tüm bunların sonrasında, bizleri inciten bu ifadelerin düzeltilmesini beklerken, Ayhan Bilgen’in, Bese Hozat’ın ifadeleri ile çakışan yazıları, yukarıda verdiğimiz görüşleri tevil eder niteliktedir.
Tahrif edilmiş, yanlış anlaşılmış, tevil edilmiş ya da özür dilenmiş tüm bu açıklamalar yan yana geldiğinde oluşan resim, biz HDP’li Ermeniler için hiç de iç açıcı değildir. Özgür ve eşit bir ülke ve dünya tahayyülümüzü gerçekleştirmek için yapmamız gereken birbirimizi ötekileştirmek değil, tüm ezilenler ile birlikte mücadele etmektir. Bizim de gerçekleşmesi için emek harcadığımız barış ve barışa giden süreç, Türkler ve Kürtler harici diğer halkların yok sayılması anlamına gelmemelidir.
Halkların birbirlerine olan güvenini sarsan, her yöne çekilebilecek bu gibi açıklamalardan vazgeçilmeli, yapılan açıklamalar bir an önce düzeltilmelidir.
“Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşayacağımız bir ülkeyi kurmak, sistemin tüm ezilenleri ile birlikte mücadele etmekten geçmektedir. Biz HDP’li Ermeniler, geçmişte birlikte mücadele duruşunu sergileyen dostlarımızın gelecekte de sergileyeceğini umuyor ve tüm bu süreçlerin takipçisi olacağımızı hem konunun muhataplarına, hem de kamuoyuna bildiriyoruz.